- Besinleri Güvenle Tü...
- Sahurdan sonda iki s...
- Yeni Yılda Kalbiniz ...
- Ayakkabı Almadan Önc...
- Bayram Şekeri Alırke...
- Hastalıkları Evinizd...
- Ütü Yapmak Artık Dah...
- Slavlar En Güzel Irk...
- Kriz Döneminde Mutfa...
- Mutfakta Daha Çok Ye...
- İş Dünyasının Başı Ç...
- Sporculara Doğru Düş...
- Binalar D Vitamini A...
- Sürekli Kravat Kulla...
- Ofiste Müzik Eşliğin...
- Stresi Başarıya Dönü...
- İşyeriniz Kalabalık ...
- Kariyeriniz İçin Est...
- Ofisteki Koltuğunuz ...
- Ofiste Sırtımın Sağl...
- En Güzel Fotoğrafı Ç...
- Organ Nakil Hastası ...
- Muppetlar Geri Dönüy...
- Pierre Cardin Eşarp ...
- “Barbie Prenses Okul...
- “Çek Bakalım” Final ...
- Pelit’ten Babalara L...
- “En Mutlu Kim” Akban...
- Perdeler Yetenekli E...
- 23 Nisan'da Ünlülerd...
Hastalıkları Evinizden Uzak Tutmanın Yolları
Eylül ayından başlayarak Nisan ayına kadar soğuk algınlığı için en elverişli zamanlardır. Paylaşılan oyuncaklar ve daha fazla fiziksel temas sayesinde çocukların soğuk algınlığı ve daha ciddi formlarına yakalanma riski bu dönemlerde biz yetişkinlere göre 3 kat daha fazla. Hastalıkları evinizden uzak tutmak için neler yapabilirsiniz? Işte size birkaç ipucu:
1. Ellerinizi sık sık yıkayın
Pek çoğumuzun bilmediği bir gerçek, ellerimizin gerçekten temizlenebilmesi için en az 20 saniye boyunca ılık ve ve sabuna temas etmesi gerektiği. Eğer lavabo başında çok fazla vakit geçirmeyi sevmeyen bir çocuğunuz varsa bu süre zarfında ondan sevdiği şarkıları söylemesini veya alfabeyi saymasını isteyebilir ve bu süreyi uzatabilirsiniz.
2. Ev ortamınız dezenfekte olsun
Duvarlar, ışık açma kapama düğmeleri, dolaplar, bardaklar, saatler, bilgisayar klavyeleri ve çalışma masalarının potansiyel birer mikrop yayıcı olduklarını biliyoruz. Bu alanları sık sık temizlemek ve tozlarını almak mikrop yayma risklerini en aza indirgeyecek ve bu sayede hastalıkları uzak tutacaktır. Mutfağınızda kolaylıkla hazırlayacağınız anti bakteriyel bir spreyden kolaylıkla yararlanabilirsiniz. Bunun için; yarım tatlı kaşığı çay ağacı yağı ve 2 fincan suyu iyice karıştırın. Sprey şişesinde saklayacağınız bu karışımı mikrop açısından elverişli bölgelerde kullanabilirsiniz.
3. Oyuncakları düzenli olarak temizleyin
Çocuklar için en potansiyel mikrop taşıyıcıların oyuncaklar olduğunu hepimiz biliriz. Yumuşak dokulu ve tüylü oyuncaklar düzenli olarak yıkanmalı, plastik oyuncaklar ise sabun ve su yardımıyla temizlenmeli. Çocuğunuzun hasta olması, mikrobun tüm aileye bulaşması anlamına gelir. Işte bu yüzden onu mikroplara karşı korumak, ailenizi korumak anlamına gelir.
4. Çarşaflarınızı sık sık değiştirin
Mikropların çevremizde yoğun olduğu ve soğuk algınlığına elverişli olduğumuz mevsimlerde yatak çarşaflarımızın haftada bir değişmesi gereklidir. Eğer aile bireylerinden biri hasta ise bu süre daha da kısalabilir. Çarşaflarınızın temizliğinde organik deterjan kullanabilir ve sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz. Aynı odada uyuyan çocuklarınız varsa, bir tanesi hasta olduğunuda geçici olarak odalarını ayırmaya özen gösterin.
5. Mutfakta kusursuz temizlik
Çoğumuzun bilmek istemeyeceği bir gerçek: mutfaklar her zaman evimizin en mikroba elverişli ve pislenmeye müsait bölgelerinden biri. Geleneksel bir mutfakta bir banyodan daha fazla mikrop olduğunu düşünürsek, bu konuda ne denli dikkatli olmamız gerektiğini kavrayabiliriz. Mutfak süngerleri ve kurulama bezleri milyonlarca bakteriye ev sahipliği yaptıkları için sadece hastalık sezonunda değil, sık sık temizlenmeleri ve değiştirilmeleri gerekir; mutfak lavaboları yemek hazırlarken sık sık yiyeceklerle temas ettiklerinden dolayı mümkünse organik bir temizleyici ile ovulmalıdır.
Steril bir balon içerisinde yaşamadığımız müddetçe her gün onlarca mikrop ve bakteri ile temas halinde oluruz. Bunların çoğu bize zarar vermese de zarar verme potansiyeli olanlar bizi bir anda nakavt edebilirler. Kış aylarında genellikle iç mekalarda sosyalleştiğimiz için de bu duruma elverişli oluruz. Çocuklar, bağışıklık sistemleri hala gelişmekte olduklarından, bizim kadar mikroplara dayanıklı değillerdir ve bu yüzden daha fazla dikkat gerektirirler.
Tüm bu sebeplerden dolayı mikroplara karşı hazırlıklı olmalı, bağışıklık sistemimizi güçlendirmeli ve kişisel temizliğimizi asla ihmal etmemeliyiz.
Kaynak : www.thelifeco.com.tr
YORUM YAZ






