Deniz, kum, güneş üçlüsüne teslim olmak istemeyenler farklı bir tatil arayışı içine giriyor.
Çoruh Nehri'nde dalgalarla dans edenler, Bolu dağlarında doğaya başkaldıranlar, tarihin izini sürenler, maceranın peşinde koşanlar, tatilde bile sanat diyenler, tatilin 'alışıldık' ritmini sarsıyor. Her yıl binlerce turist, şifa bulabilmek için tatil yörelerindeki sağlık merkezlerini tercih ediyor.Aydın Kuşadası'ndaki Natur-Med Doğal Tedavi ve Kaplıca Kür Oteli de bu merkezlerden biri. Samson dağlarının eteklerine kurulu sağlık merkezine, yaşları 40 ile 70 arasında değişen turistler gençlik iksirini aramaya geliyor.Büyük kentlerden kaçıp yeşili ve temiz havasında huzur arayanlar ise yaylaları tercih ediyor.Her yıl binlerce insan 2 bin metreye varan yüksek dağlarda buluşuyor.Yerli ve yabancı turistler için Ayder, Uzungöl, Anzer ve Kaçkarlar da doğal çekim merkezi oldu.
'Mountrain'de tatil programları Bolu Aladağlar'daki Türkiye'nin ilk ve tek yerleşik kamp eğitim alanı olan 'Mountrain' de doğayla içiçe yaşamak isteyenlere tatil programları sunuyor. 12 kişilik bir eğitmen grubuyla dağcılık, navigasyon, kaya tırmanışı, survival ve takım çalışmaları kampta yer alıyor.Fethiye ile Ölüdeniz arasındaki eski Rum köyü Kayaköy de ebru, salsa, fotoğraf, seramik, ritm ve resimle tatilini sanatla geçirmek isteyenleri ağırlıyor.Kamp süresince her gün ayrı bir koy ve ayrı bir tarihi mekan da geziliyor. Karanlıkta fener ve pusula yardımıyla yön bulup, 400 metreden bin 380 metredeki yaylaya uzanan zorlu gece yürüyüşleri de tatilde hem spor hem de macera arayanların favorisi oldu. Son yıllarda yükselişe geçen rafting içinse binlerce kişi, nehir kıyılarında kamp kuruyor. Tatilde alternatif için 'rafting' diyenlerin gözdesi ise Çoruh nehri. Dünyanın sayılı rafting merkezlerinden Çoruh'a yerli turistlerden çok yabancılar geliyor. Tatil için alternatiflerden biri de çadır kampı. Gelibolu Yarımadası Milli Park sınırları içindeki Kabatepe Çadır Kampı'nda denizin bittiği yerde orman başlıyor. Haziran ayı başında açılan kampta hafta sonu gelenlerle birlikte kampta yaşayanların sayısı 5 bine ulaşıyor.Mavi derinliklere giden yola çıkanların pusulası ise Saros Körfezi'ni gösteriyor. Denizin altında hırs, kavga, gürültü değil, dostluk ve dayanışma oluşuyor. Büyük şehirlerin yorucu ve bunaltıcı havasından doğu felsefesi ile daha hızlı kurtulmak da mümkün. Kimi yorgunluğu suyla atıyor kimi de yoga-meditasyon ya da reiki gibi doğu felsefesine başvurarak beyin-kalp-ruh ve beden bütünlüğünü yeniden yapılandırıyor. Bu iki farklı tatili seçenler, doğayla başbaşa kalıp iç sesine kulak vermeyi tercih ediyor.
Kültür turlarına talep de artış Türkiye'de tatil anlayışı değişirken kültür turlarına talep de yüzde 300 arttı. Tarihin izini sürenler özellikle Güneydoğu Anadolu turlarını tercih ediyor. GAP turunun Urfa, Harran, Mardin ayağında Gaziantep, Halfeti, Zeugma, Atatürk Barajı, Nemrut, Diyarbakır, Midyat ve Hasankeyf geziliyor. Kapadokya'da gözde kültür turu mekanlarından biri. Deniz ve tarihi birleştirenler de Likya turuna çıkarak Kelebekler Vadisi'nden Olimpos'a kadar uzanıyor.
Kaynak: www.cnnturk.com
|