12 Mayıs 2008 Pazartesi Forumlar
Füzyon mutfağının ufku: Avustralya

Füzyon mutfağının, “hamurunda füzyon olan” bir ülkenin ufkunda doğmasından daha doğal ne olabilir? Avustralya’da, sokaklardaki...

Arkadaşıma Gönder Yazıcı Çıktısı Al

Füzyon mutfağının, “hamurunda füzyon olan” bir ülkenin ufkunda doğmasından daha doğal ne olabilir? Avustralya’da, sokaklardaki etnik ve kültürel gökkuşağı, tropikal iklimden, kara iklimi ve hatta çöl iklimine uzanılan koca bir kıtanın tüm tatlarının birleştiği, barışçı bir harmonide tabağınıza düşer. Belli ki Avustralya’nın “rüyazaman”ı , füzyon tohumunun yeşerdiği beşeri iklim olmaktır gökkuşağının gölgesinde.

Geçen yüzyılın son çeyreğinde, özellikle göçmen nüfuslu “yeni dünya” ülkelerinde ortaya çıkıp, tüm dünyaya yayılan füzyon mutfağı, geleneğin yenilikle buluştuğu melez bir sofrayı öneren çokkültürlü bir mutfak akımı. Bu akımda belli başlı, geleneksel pişirme teknikleri, doğdukları yörede birlikte anıldıkları malzemeler yerine, yemeğin göçtüğü yeni coğrafyanın ve süpermarketlerin elverdiği yeni malzemeler üzerinde uygulanıyor. Normalde yan yana gelmesine alışık olmadığımız lezzetler füzyon tabağında huzur içinde bir araya getirilebiliyor. Örneğin, Hindistan’da tam buğday unu ve suyla yapılan, içine patates ve zencefil, toz kişniş tarzı sıcak baharatlar konmasına alıştığımız parata (sebzeli bazlama), füzyon mutfağında, mısır unu ve suyla tıpkı bir Meksika usulü tortilla gibi yoğrulup, içine kurutulmuş domatesli perto ve kekik, nane gibi aromatik yeşiller konarak, bambaşka bir çehreyle çıkabiliyor bir füzyon menüsünde karşınıza. Bu noktada sorulacak olan şey, içinde hiçbir baharatın bir diğerinin tadını örtbas etmediği, bilakis, varlığıyla yanındakilerin lezzetini öne çıkardığı, yapımında, eski metotların yeni tatlarla harmanlandığı bu “melez aş”ın dozunun nasıl ayarlanacağı, kıvamının nasıl tutturulacağı... “Füzyon mutfağı” kavramının kimi kulaklarda yaptığı olumsuz çağrışım da, işte bu, sınırları damak tadı ile belirlenmiş özgürlük alanının, “damak tadında (yani buna dair oluşan estetikte) sınırın olamayacağı”nı savunan, “bırakınız yapsınlar”cı mutfak rölativistlerince kötüye kullanılması. Öyle ki, “leziz”le “kıvamı tutmamış” arasındaki fark, görececiliğin (rölativizm) kaygan zemininde eriyebiliyor kimi zaman.

Ne olursa olsun, yemek pişirmeyi, bir performans testinden eğlenceli bir oyuna dönüştüren füzyon mutfağının, ortaya ilk Avustralya’da çıkmış olması hiç de tesadüf değil aslında. Nüfusunu, kıtanın asıl yerlileri Aborijinlerle, kıtanın “keşfi”nden sonra buraya göç eden dünyanın farklı etnik ve kültürel özelliklerine sahip insanların oluşturduğu Avustralya’da bu gökkuşağı elbette ki tabağa da yansıyor. Hatta Avustralya’nın en geleneksel tatlısı Lamington’s’un ortaya çıkış öyküsü şöyle: Lord Lamington, tebaasından yoksul bir evi ziyaret etmek üzeredir. Evin hanımı, bu ani ziyarete hazırlıklı olmadığını, evde şöyle çayın yanında ikram edecek bayat bir kekten başka hiçbir şeyin kalmadığını fark edince, mutfağa girip, tereyağı, pudra şekeri ve kakaoyla bir çırpıda bir sos yapar. Keki minik parçalara bölüp, önce bu sosa, sonra hindistancevizine bulayarak Lord Lamington’a ikram eder. Lord, “Bu hayatımda yediğim en nefis tatlı, adı ne bunun?” deyince, evin hanımı, “Sizin onurunuza yaptım, adını da ‘Lord Lamington’un tatlısı’ koydum.” der. Bu hikayeye bakınca, ‘Füzyon, Avustralya’nın hamurunda var.’ demek, yanlış sayılmaz herhalde.

Tüm bunlardan, Avustralya’da yerleşik bir geleneğin olmadığı sonucu çıkmıyor elbette. Aksine, bilinen en eski kültür, 50 bin yıl öncesine uzanan geçmişiyle yerli Aborijin kültürü. “Rüyazaman” adını verdikleri zaman anlayışında, Aborijin inançlarına göre geçmiş, şimdi ve gelecek bir arada yer alıyor, yazılı kültüre geçmemeleri ve gelecek nesillere anıtlar, hanlar, hamamlar bırakmamalarının sebebi, belki de, her anın geleceği zaten içerdiğini düşündükleri için, ötelemedikleri geleceğe, bir tohumdan daha fazla yatırım yapmayı lüzumsuz görmeleridir. Bir tohumun “rüyazaman”ı, yani bize göre geçmişi ise onun, yeşerdiği yerde bulup, yerüstüne çıkardığı, dünyanın yaşatma potansiyeli. Gökkuşağı ise yağmuru toprağa serpen gökkuşağı yılanının ruhu. Halkların kardeşliği, rüyazamanda, gökkuşağının ötesinde olsa bile, füzyon tabağında, rezene tohumundan soya filizine yayılan renklerin kardeşliği gökkuşağını soframıza getirmeye niyetli.

ISPANAKLI SOMON SALATASI

Yapılışı: 500 gr. somon balığı (fileto), 500 gr. ıspanak (iri doğranmış), nane, dereotu, kuru üzüm, 1 avokado, 250 gr. kiraz domates (çeri domates), tuz, karabiber

Sos için: 2 diş dövülmüş sarımsak, 2 yemek kaşığı balzamik sirke, 3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 yemek kaşığı soya sosu, ince doğranmış biberiye, dereotu ve nane

Yapılışı: Tüm malzemeler karıştırılır. Somon balığı ve ıspanak buharda pişirilir. Ispanak yeşil rengini korumalıdır. Tüm malzemeler doğranarak karıştırılır. Sos ilave edilip, servis edilir.

GEZGİN FÜZYON(Alternatif mısır ekmeği)

Malzemeler: 1 bardak mısır unu, 1 bardak beyaz un, 1 paket kabartma tozu, ½ çk karbonat, tuz, kırmızı biber, kekik, biberiye, keraviye tohumu, varsa zereşk, 1 çırpılmış yumurta, ½ bardak süt, 60 ml. zeytinyağı,

Yapılışı: Kuru malzemeler bir kaba elenir ve baharatlar unun içine eklenir. Yumurta, yağ ve süt eklenip, yumuşak bir kıvama gelene dek karıştırılır. 200 derecede ısıtılmış fırında 25 dk pişirilir. Afiyet olsun

Kaynak : Fulya Özlem fulyaozlem@gmail.com



Bu makaleyi göndermek istediğiniz kişilerin e-posta adreslerini aşağıdaki kutucukta belirtiniz. Birden fazla e-posta adresini virgülle ayırarak girebilirsiniz.
E-posta adresleri :
Evde akşam yemek yeme düzeniniz nasıl?


Sonuçlar için tıklayınız
bilgi@ailemax.com   *Site Kullanım Koşulları > Ailemax.com® Tescilli Marka 2006 Erdal Yücel Tüm marka hakları Erdal Yücel'e aittir. Tüm hakları saklıdır. Kaynak belirtmeden kullanılamaz.
Dikkat:Bu sitede yer alan yazıların, uzmanların ve doktorların önerilerinin tümü, bilgi edinmek isteyen kullanıcılar/üyeler/ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların, uzmanların ve doktorların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site , yazarları, uzmanları ve editörleri sorumlu tutulamaz. www.ailemax.com da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan ailemax.com ve ilgili uzman, yazar, editörler sorumlu olmayacaktır.