İletişim denen şey her bugünü ve geleceğimizi kontrol ediyor. Bunu zaten biliyoruz ama asıl önemli olan iletişimdeki detaylar..
Tüm ilişkilerimizde birbirini yanlış anlamanın özünde empati kuramamak yatıyor. Zaten iyi ya da kötü önyargılarla başlayan tanışma hikayeleri ya mutlu son ile ya da teselli ile sonuçlanıyor.
Sözlü ve yazılı iletişimde empati eksikliğimiz olduğunu düşünüyorum. Bunun memleketsel özelliklerden çok kişisel, karakteristik özelliklerimizden kaynakladığı fikrindeyim. Hal böyleyken siz de bana yüzde doksan karakterimiz böyle(!) de derseniz hayır demem doğrusu..
Davranış biçimlerimizin memleketi olur ama empatisi olmaz diye de ekleyeyim yoksa şişerim!
Kızıldereli atasözlerini severim ama şimdi sizinle aklıma gelen bir kızıldereli fıkrasını paylaşacağım.
*
Sonbaharda, kızılderililer şeflerine kışın soğuk geçip geçmeyeceğini sormuşlar. Herhangi bir fikri olmayan Şef, kışın soğuk geçeceğini ve hazırlanmak için odun toplamaları gerektiğini söylemiş.
İyi bir önder olan şef, en yakın telefon kulübesine gittikten sonra Ulusal Hava Durumu Servisi''ni arayıp sormuş:
- Kış soğuk mu geçecek?
Telefondaki adam:
- "Evet, bu kış epey soğuk olacak." diye cevap vermiş,
Şef, köye geri dönüp odun toplama işini hızlandırmış. Bir hafta sonra, şef tekrar Ulusal Hava Durumu Servisi''ni aramış:
- Kış çok mu soğuk geçecek?
Telefondaki adam:
- "Evet, bu kış gerçekten oldukça soğuk olacak." diye cevap vermiş, Böylelikle Şef geri dönüp adamlarına bulabildikleri bütün odun parçacıklarını dahi toplamalarını söylemiş.
Bir hafta sonra, şef tekrar Ulusal Hava Durumu Servisi''ni aramış:
- Bu kışın çok soğuk geçeğine kesinlikle emin misiniz?
Telefondaki adam:
- Kesinlikle, kızılderililer deli gibi odun topluyor.
*
Yanlış anlama kalp kırıklıklarına, dostluklara iyi gelmez, Aile içinde gereksiz huzursuzluklara sebep olur. Bünyeye iyi gelmez, şaşırtır insanı, yoldan çıkarır.
Sözün özü, Sempatiyle empati kurun diyorum başka da bir şey demiyorum.
Empatiyle kalın.
Erdal Yücel
|