 |
İşe gitmek çocuğunuzu terk etmek değildir!
Çocuğun zeka ve kişilik gelişiminde anne ve babanın davranışlarının büyük etkisi vardır. Ebeveynleriyle sağlıklı ilişkiler kurabilen; sıkı bir duygusal bağ...
|
Çocuğun zeka ve kişilik gelişiminde anne ve babanın davranışlarının büyük etkisi vardır. Ebeveynleriyle sağlıklı ilişkiler kurabilen; sıkı bir duygusal bağ geliştirebilen ve kaliteli eğitim zamanına sahip olan çocuklar ileride başarılı bireyler olacaktır.
Babaların işe gidiyor olması toplum tarafından zaten kabul edilmiş bir değerdir. İşe gitmek babanın görevidir. Ancak günümüzde kadınlar da; bazen ekonomik zorunluluklar bazen de eğitimini aldığı bir alanda üretken olma ihtiyacıyla çalışma hayatının içinde yerini almıştır. Çalışan kadın çocuk doğurduğunda ise “Bu çocukla yeteri kadar ilgilenebilecek miyim?” kaygıları başlar.
İşe gitmek çocuğunuzu terk etmek değildir. Aynı sorunu yaşayan binlerce kadın vardır. Unutmayın! Çalışan bir annenin çocuğu olmak hayatta insana kaybettirdiklerinden çok daha fazlasını getirir. Annenin çalışması çocuğun benlik algısını daha çabuk geliştirir. İşe giden bir anne ve babayı gören çocuk gelecekte ne olacağını daha erken dönemlerde düşünmeye başlar. Kendisine hedefler belirler. Çalışan anneler çocuklarını erken yaşlarda daha çok sorumluluk almaya yöneltir ve cesaretlendirir. Bu da çocukların küçük yaşta kendine yeten, bağımsız ve çevreyle daha uyumlu bir kişilik geliştirmesine yardımcı olur.
Çalışan Anne- Çocuk İlişkisi
Çalışan anne ve çocuk arasındaki iletişimin sağlıklı devam etmesini sağlayacak bazı öneriler vermek istiyorum. Çalışan annelerin pek çoğu çocuklarını bırakıp gitmekten ve ihmal ettiklerini düşünmekten dolayı suçluluk duyarlar. Annelerin en büyük yanılgısı çocuklarına yeteri kadar zaman ayıramadıklarını düşünüp suçluluk duygusuna kapılmalarıdır. Bu suçluluk duygusundan dolayı çocuğuyla birlikte olduğu zamanlarda onun her istediğini yapma eğilimine girerler. İş dönüşü eve çikolata gofret getirip, haftasonu sürpriz hediyeler alırlar. Çocuk bazı davranış bozuklukları gösterdiğinde aşırı hoşgörülü davranıp, sınır koymakta çekinirler. Bazen de çocuğun olumsuz davranışlarına tepki göstermemek için uzun süre dayanan ve içinde tutan anne patlar ve kendini bağırarak ifade eder.
Bunların hepsi olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Önemli olan annenin çocuğu ile geçirdiği sürenin uzun ya da kısa olması değil sıcak, doyurucu, kısa da olsa kaliteli olmasıdır. Anne çocuğuyla iletişim kurarken ona model olmalı, çocuğa ne kadar çok sevildiğini hissettirmeli ve onun isteklerini anlamaya çalışmalıdır. Çocukların sınırlara ve kurallara ihtiyaçları vardır. Onu çok sevdiğinizi belli etmek için onun uygunsuz davranışlarına göz yumarsanız, yaramazlıklarına ses çıkartmaz ve kurallarınızı koymazsanız hem çocuğunuzla ilişkiniz bozulur hem de çocuk şımarık toplumda kendine bir yer bulamayan, karar almakta zorlanan güvensiz kişiliğe sahip bir birey olarak yetişir.
Peki ne yapmak lazım? Çocuğunuzla geçireceğiniz kısıtlı zaman içinde mutlaka onu dinleyin. Duygularını ifade etmesini öğretin. Yapmanız gereken ev işleriniz olsa bile, zamanınızı planlayarak çocuğunuza da başbaşa konuşacağınız, oyun oynayacağınız ya da o ne yapmak isterse onunla olacağınız özel bir zaman dilimi ayırın. Çocuğunuzun yaşına göre belki akşam yemeği hazırlıklarında size yardım etmesi için görevler verin ve bu işi birlikte yaparken onunla günü hakkında sohbet etmeye devam edin.
Bakıcı Seçimi
Çalışan bir annenin doğum sonrası 4 aylık ücretli ve 6 aylık da ücretsiz izin kullanma hakları bittikten sonra çocuğu bir “bakıcıya/dadıya” teslim etme zamanı gelir. Ebeveynlerin en çok endişelendiği “nasıl bir bakıcıya bu çocuğu bırakacağız?” sorusunun cevabıdır. Çocuklar için doğru çocuk bakıcısını bulmak aileler için en zorlu süreçlerden biridir. Anne-Baba bu konuyu birlikte düşünerek nasıl bir bakıcı istediklerine ortak karar vermelidir. Bakıcı seçiminde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.
Bakıcının ;
*temiz, düzenli ve dürüst biri olmasına
*sakin, huzurlu ve iyi bir aile hayatına sahip olmasına
*sevecen ve güleryüzlü olmasına
*katı kuralcı olmamasına
*Sorumluluk ve insiyatif alabilen biri olması
*kolay iletişim kurabilen biri olmasına
*eğitimli veya bilinçli olmasına
*sigara içmemesine
* çocuğu ve/veya sürekliliğini etkileyecek bir sağlık sorunu olmamasına dikkat ediniz.
Bakıcınızı seçmeden önce mutlaka referanslarıyla görüşüp onların da fikirlerini alın. Görüşme yaptığınız zaman ses tonu; yüz ifadesi, enerjisine dikkat edin. Güleryüzlü olması; nasıl iletişim kurduğu önemlidir. Görüşmenizi yaparken kızdığı zaman nasıl tepki verdiğini anlamaya çalışın. Bakıcının evde yapacağı işler mutlaka önceden belirlenmiş ve çocuğunuzun bakımı ve eğitimiyle ilgili neler istediğiniz önceden kendisine söylenmiş olmalıdır. Bakıcı seçildikten ve işe başladıktan sonra annenin; işe başlamadan önce bakıcıyla birlikte bir süre çocuğa birlikte bakması olumlu olacaktır. Çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belli saatlerinde evden çıkarak çocuğu kısa ayrılıklarla yokluğuna alıştırmaya başlamalıdır. Eğer işe hemen başlamanız gerekiyorsa; evi sık sık arayarak ne yaptıklarını sorabilirsiniz. Bir aile yakınınız (büyükanne, yakın bir komşu, teyze..) gün içinde eve uğrayarak bir iki saat onlarla birlikte olabilir. Çocuğa kendisine bakacak yeni kişiye alışmak için zaman tanımak, sabırlı olmak gerekir.
Bakıcınızın güvenilir olup olmadığını denetlemeniz de gerekir. Eğer çocuğunuzun yaşı sobet etmeye uygunsa; iş dönüşü onunla yaptığınız sohbetlerden ya da çocuğunuzun davranışlarındaki bazı değişikliklerden olumsuz bir şey olup olmadığını anlayabilirsiniz. Bir kere güveninizi kazandıktan sonra artık denetlemenize gerek olmayacaktır. Sizin için; çocuğunuzun kişilik gelişiminde en önemli değerlerin neler olduğunu belirlemeli ve bu özelliklere en çok uyan bakıcıyı seçmelisiniz. Bakıcının çocuğun hayatında uzun süreli yer alması da önem taşır. Sık sık bakıcı değiştirmemeye çalışın. Çünkü çocuklar hayatında devamlılık ister; en önemli ihtiyaçları birine bağlanmaktır. Birine bağlandıkları zaman kendilerini mutlu ve güvende hissederler.
Anneler; çalıştığınız için suçluluk duymayın; çocuğunuz bakıcıyla da sağlıklı büyüyebilir.
Kaynak : Cella Bencuya - Psikolojik Danışman
cellabencuya@gmail.com
|
Bu makaleyi göndermek istediğiniz kişilerin e-posta adreslerini aşağıdaki kutucukta belirtiniz. Birden fazla e-posta adresini virgülle ayırarak girebilirsiniz.
Dikkat:Bu sitede yer alan yazıların, uzmanların ve doktorların önerilerinin tümü, bilgi edinmek isteyen kullanıcılar/üyeler/ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların, uzmanların ve doktorların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site , yazarları, uzmanları ve editörleri sorumlu tutulamaz. www.ailemax.com da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan ailemax.com ve ilgili uzman, yazar, editörler sorumlu olmayacaktır.