14 Mayıs 2008 Çarşamba Forumlar
Sorun sende değil bende

-Sen çok daha iyilere layıksın...
-İşlerime odaklanmam gerekiyor, özel hayatıma ayıracak vaktim yok
-Evlenmeyi düşünmüyorum
-Sorun...

Arkadaşıma Gönder Yazıcı Çıktısı Al Yazara E-Posta Gönder

-Sen çok daha iyilere layıksın...
-İşlerime odaklanmam gerekiyor, özel hayatıma ayıracak vaktim yok
-Evlenmeyi düşünmüyorum
-Sorun sen de değil ben de
-çok iyisin ben seni hak etmiyorum

Yukarıda okuduğunuz satırlar farklı görünse de içerik olarak hep aynı anlamdadır. “güle güle”
İlişkilerin bir oyuna dönüştüğü günümüzde bu oyunun kurallarını sonsuz kere değiştirip, kazananlar ve kaybedenler listelerini güncellerken değişmeyen tek şey yukarıdaki cümleler olsa gerek. Bu cümlelerin arkasına sığınan adamları anlayamıyorum. Gerçeği söylemeye cesareti yok desek, aynı cesareti bu ilişkiye başlarken nasıl buldun? Diye sormazlar mı adama...

Şimdi hayal edin , beyaz prens olmasa da (artık tüm hemcinslerim anlamışlardır sanırım, beyaz prens size doğru gelirken kozyatağı viyadüğünde tren çarpması sonucu öldü unutun bu hayali, elimizde pinokyo kaldı onu kargo ile gönderiyoruz) ehhh, idare eder cinsinden bir adamla yakınlaşıyorsunuz, sizin de itip çekme adam etme çabalarınızla (ilişkinin bir sonra ki evresi adamı, adama çevirme kısmısıdır bkz: adamın kılık kıyafetine el atma, arkadaşlarını eleme, berberine saçını nasıl keseceğini tarif etme vs.) derken fena gitmeyen bir ilişkinin bir yerlerinde adam karşınıza çıkıp yazının başında ki cümlelerden birini söyleyip toz oluyor. Bak şimdi!!! bir ton kafa karışıklığı, ben nerede hata yaptım paranoyaları, cevaplanamayan bir sürü soru ve cevapları aradığınız müddetçe, vasat bir adamı bile unutamama faciası...

Bana göre kadınlar bu oyunu çok daha dürüst oynuyorlar.

-Seni artık sevmiyorum diyoruz (tıpkı 2 günlük ilişki de bile hemen seni seviyorum diyebildiğimiz gibi) işin içinden çıkıyoruz.

Sevmekten vazgeçmek için nedenlerimiz farklı olsa da (daha romantik,daha zengin, daha yakışıklı, daha kariyerli, daha komik arayışı / buluşu?) bunu net bir şekilde ortaya koyuyoruz “seni artık sevmiyorum” yani ben gidiyorum sen kabul et ya da etme ben kafesten uçtum diyoruz. Eğilme, bükülmek yani kıvırma durumları yok. Bir de derlerki kadınlar doğuştan karmaşık yaratıklardır siz hiç bu kadar net dümdüz bir yol gördünüz mü...istediğimizde herşeyi ne kadar kolaylaştırıyoruz değil mi?

Geçen hafta bir arkadaşımın yanına uğradım, ofisinden içeri başımı uzattığımda burnunu yeni çekmiş, kızarık gözlerini bilgisayar ekranında dolaştırıp çekmecesine kağıt mendilini sokuşturuken yakaladım. Nasılsın? Hoş beş faslını hemen atlayıp. Çabuuuuk anlat kısmına girdim. Fonda da Sezen Aksu “perişanım” çalıyor (çok yanlışşşş)

Dört yıldır birlikte olduğu ve geçen yıl ayrıldığı adam, arkadaşımdan evlilik düşünmüyorum, senin beklentilerini karşılıyamam savuşturmalarıyla ayrılmıştı. Kız önceleri çok üzülmüş , ağlaşmıştı sonra “ee adam dürüst davrandı; ben evlenmek istiyordum o istemiyordu.” Diyerek kendini teselli etti. Ta ki benim ofise gittiğim güne kadar. Bilmem ne gazetesinin, bilmem ne ekinde çıkan, ikinci sayfa cemiyet haberlerinin içinde “evliliği düşünmüyorum ayrılmalıyız” diyen zat-ı muhterem ile yeni karısının düğün fotoğraflarını görünceye kadar.

Burnunu çekerken aynı zamanda bir kadın olarak şunu soruyor kendine . Benimle neden evlenmeyi düşünmedi?. Evlilik düşünmüyor ise bu düğün de neyin nesi? Ben hala onu düşünürken o nasıl toparlandı? Ve bir sürü şey..

Oysa adam deseydi ki evlenmeyi düşünüyorum ama seninle değil, senden daha iyi sevişen birini buldum, senden daha güzeli, senden daha kariyerli, ailem seni istemiyor, ilişkimizin heycanı kalmadı falan filan aslında ilk duyduğunuzda canınızı acıtacak ama canınızın acısının geçmesini bile beklemeden adamı gerçekten gömeceğiniz açıklamalar “yaaa öylemi” derdiniz savaş baltalarınızı alır giderdiniz. Çünkü adamı kötü hatırlamanıza neden olacak şeyler onu daha çabuk unutmanıza neden olacaktır. Ama suçun kimde belli olmadığı, kimin kimden neden ayrıldığı belli olmadığı, ayrılık sahnesinde bile son bir öpücük, son bir sigara yaşanan sahneleri çok sahte buluyorum. Yok öyle severek ayrılmak, yok öyle arkadaşça ayrılmak altında bişiyler var araştırın mutlaka biri birine bir kazık çakıyor diğerinin ruhu duymuyor...

Bugünlerde bol bol Duffy dinliyorum “Mercy” isimli parçasını tavsiye ederim bağıra çağıra söyleyin ohhh misss gibi

Ferah Kara
ferahkara@hotmail.com


Başlık:
Açıklama:

Bu makaleyi göndermek istediğiniz kişilerin e-posta adreslerini aşağıdaki kutucukta belirtiniz. Birden fazla e-posta adresini virgülle ayırarak girebilirsiniz.
E-posta adresleri :
Evde akşam yemek yeme düzeniniz nasıl?


Sonuçlar için tıklayınız
bilgi@ailemax.com   *Site Kullanım Koşulları > Ailemax.com® Tescilli Marka 2006 Erdal Yücel Tüm marka hakları Erdal Yücel'e aittir. Tüm hakları saklıdır. Kaynak belirtmeden kullanılamaz.
Dikkat:Bu sitede yer alan yazıların, uzmanların ve doktorların önerilerinin tümü, bilgi edinmek isteyen kullanıcılar/üyeler/ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların, uzmanların ve doktorların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site , yazarları, uzmanları ve editörleri sorumlu tutulamaz. www.ailemax.com da yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan ailemax.com ve ilgili uzman, yazar, editörler sorumlu olmayacaktır.