Bir hayran kitlesi olusmus olan her sanatci, bir beklenti yumaginin kucaginda bulur kendisini. Artik ondan beklenen bir kalite veya gidilecek yol soz konusudur.
Ornegin, Kayahan her album cikardiginda, ondan ask konusunun islendigi sozlerin yogunlukta oldugu parcalar beklenir. O da bugune kadar beklentileri bosa cikarmamistir. Dillerde dolasan ve akilda kalan “hit” diye tabir ettigimiz eserler beklenir.
Veya Metin Akpinar dendigi zaman, akla hemen onun gerceklestirmis oldugu traji-komik tiplemeler gelir. Yeni bir film veya benzeri projede yer aldiginda, ondan olaganustu bir tipleme canlandirmasi beklenir. Ortada soz konusu olan bir kalite vardir artik.
Burda sanatcilar bir karar vermek durumunda kalirlar. Ya kendilerini tekrar edip bunun yararlari ve zararlarini gorurler, veya risk alip yeni bir seyler denerler.
Nedir bu yarar ve zararlar?
Her kendilerinden beklenen ogeyi tekrar ettiklerinde ( veya baska bir versiyonda ya da minimal degisikliklerle) hayran kitlesini genellikle mutlu eder, ve gonullerini oksadigi surece de uzun bir sure revacta kalir. Ancak ne zaman ki yeniliklere acilip, daha evvel denemedigi tarz veya ogeyi kendi sanatina katarsa bir risk almis olur.
Bu risk, onun dususune de mal olabilir yukselisine de.
Gunumuzde sanat, para demek oldugundan, ve bu pazarda pay sahibi olmak icin her zaman gundemde ve istenilen kisi olmak onemli oldugundan, artik sanatcilarin daha az cesur oldugunu soylersek yanilmamis oluruz.
Eskiden baktigimizda, bir Sener Sen tipten tipe girebiliyorken, kendisine gelen film teklifleri ve projeler daha ilginc fikirler tasiyabiliyorken ( mesela Kibar Feyzo, Ask Fimlerinin Unutulmaz Yonetmeni veya Golge Oyunu), bugun, bu tur cesur hamleleri hemen hemen hic gerceklestirmemeye ve daha satabilecek, risk almayacagi projelerde rol aldigini gorebiliyoruz. Ustanin 80’li ylllarda 19 filmde rol aldigini dusunursek ( hemen hemen hepsi basrol) 90li yillarda bu rakam 5’e dusmustur! Ustelik bu yapimlardan biri de televizyon dizisi.
Dunyaca unlu besteci ve gitarist Carlos Santana, hayranlari tarafindan ayni tur parcalar caldigi ve sololari birbirine cok benzedigi icin elestiirlir. Ancak bir cok ayni tarzdaki muzisyenden her zaman daha fazla satar. Cunku kolayini bulmustur ve artik insanlarin hosuna giden melodileri kendisine solo ve parcalarinin ana yapisi olarak secmistir. Bu da yetmedigi gibi artik cok unlu isimleri albumune konuk sanatci olarak davet edip daha da cok satmayi amaclamaktadir.
Bu durum Santana’nin muzik dunyasina yapmis oldugu guzel katkilara golge dusurmez. Ayni sekilde Sener Sen ustanin gelmis gecmis en buyuk aktorlerden biri oldugu gercegini degistirmez. Piyasa budur ve bu insanlar birseylerin ilk yaraticisi olmak serefini her zaman tasirlar.
Sanatlarini ve eserlerini 10 kat kaliteli yapamamislar da kendilerini tekrar etmislerdir.
Suc kimin?
Sanatcinin cesur hamleleri gerceklestirmedigi icin kendisi mi suclu?
Sanatciyi bu yola iten arz ve talebin olusturdugu zoraki sistem mi?
Elbette ikincisi.
Sanat, aydinliga giden yolda bize isik tutar. Biz onu kendi karanlik dunyamiza cekersek o zaman kaybolur gider.
“ Sanatci, kimsenin ihtiyac duymadigi seyleri ureten kisidir.”
Andy Warhol
suhadevrim@hotmail.com
|