- Ekmeksiz Hayatın Tad...
- Sağlıklı Bir Yaşam İ...
- Bazı diyetler böbrek...
- Su İçmeyi Sevmiyoruz...
- Bebeği Memeden Ne Za...
- Hafif Yiyecekler Atı...
- Buzlu Kahveler Aslın...
- Şeker de En Az Tuz K...
- Şeker Hastaları Yazı...
- Aşırı Şeker Tüketimi...
- Fıtık Cinsel Hayatı ...
- Adet Gören Kadınlar ...
- Yanlış Seçim Ayakta ...
- Menopoz Döneminde Di...
- Saç Dökülmesi Hastal...
- Ani ve Şiddetli Baş ...
- İdrar Kaçırmaya 15 D...
- Kadınlara Peeling Ya...
- Kadınların Kalbi Ned...
- Kadınlar Dikkat ! Ho...
- Erkekler “Karizmatik...
- Erkeklerin Kabusu: Y...
- Doğum Kontrolünde Sı...
- Yalnızlık erkeklere ...
- Prostatla Gelen Cins...
- Cinsel Performansı D...
- Erkeklere Cep Telefo...
- Kemik Erimesi Erkek ...
- Vücudumuzun En Yarar...
- Prostat Böbrek Yetme...
- Çocuğunuzun Ayağı İç...
- Göz Tembelliği 6. Ay...
- Çocuğunuzun Sağlığı ...
- Çocuklarda İştah Art...
- Çocukları Kış Enfeks...
- Çocuklar Kulak Ağrıl...
- Bebeklerde Ani Sıçra...
- Çocuklarda Diş Fırça...
- Ağız ve Diş Sağlığı ...
- Çocuğunuz Sağlıklı U...
- Beyni “Genç” Tutmanı...
- Başarısız Burun Este...
- Kemiklerin En Güçlü ...
- Kış Güneşi ile Kış D...
- Dr. Mehmet Öz’den Ye...
- Burun Estetiğinde Mo...
- Beyninizin Daha Dinç...
- Zeytin Yaprağının Za...
- Aileniz ve Çevrenizl...
- Kısa Sürede Yüzünüzü...
- Güneşe Duyulan Özlem...
- İş Stresi Uyku Felci...
- Aşk Kimyamızı Değişt...
- Yeni Başlangıçlarını...
- Sözel Şiddet Kadının...
- Talih Kuşu İkramiye ...
- Kurban Kesimini Çocu...
- Bedenimiz Yaşadığımı...
- Fanatizm Bir Coşku m...
- Evlilikteki Gerginli...
- "Migren Günlüğü...
- Çölyak Her 100 Kişid...
- Reflü Ameliyatına Gö...
- Kalbiniz Ne Kadar Ge...
- Kalp Sağlığı Hakkınd...
- Kalbimize Yaptığımız...
- Kanserin Genel Ön Be...
- Burun Tıkanıklığını ...
- Diyabet Kalp Hastalı...
- Kansızlık Ciddi Hast...
Karaciğere Yayılan Tümörlerin Cerrahisinde İyi Haber
20 yıl önce kurtuluş yoktu, 20 yıl sonra yaşama oranı yüzde 37-60. Hızlı, stresli yaşam, kötü beslenme gibi büyük şehirlerde yaşamanın getirdiği riskler nedeniyle dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalınbağırsak kanserlerinde artış görülüyor. Kalınbağırsaktaki bu tümörler karaciğer başta olmak üzere, akciğerler ve karına da yayılabiliyor. Bundan 20 yıl öncesine kadar cerrahların neşter vurmaktan çekindiği, hastaların yaşamını yitirmesine yol açan bu tümörler, günümüzde modern cerrahi teknikleri sayesinde karaciğerden ya da diğer organlardan başarılı bir şekilde çıkarılabiliyor. Kalınbağırsak tümörü olup da karaciğerine tümör yayılan kişilerin ortalama ömrü, yeni teknikler sayesinde 3 katına çıkabiliyor.
ABD’DE HER YIL 150 BİN KİŞİ KALINBAĞIRSAK KANSERİNE YAKALANIYOR
Acıbadem Üniversitesi Öğretim Üyesi ve International Hospital Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, ABD’de her yıl 150 bin kişiye kalınbağırsak kanseri teşhisi konulduğunu, her yıl yaklaşık 50 bin kişinin de kalınbağırsak tümöründen öldüğünü belirtiyor. Prof. Dr. Alihan Gürkan, kalınbağırsak kanserinin yarattığı en büyük ve ciddi etkinin tümörün karaciğer gibi hayati organlara sıçraması olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Gürkan, “Bundan 20 yıl önce kalınbağırsak kanseri sonucunda özellikle de karaciğerine tümör atlayan hastalar ameliyat edilemiyordu. Bu süre içinde karaciğer nakil ameliyatlarının sayesinde artık yeni teknikler geliştirildi. Bu teknikler sayesinde hastaların yaşama oranı yüzde 37-60 arasında değişiyor” diye konuştu.
YURTDIŞINA GİTMEYE GEREK YOK, TÜRKİYE’DE YAPILIYOR
Prof. Dr. Alihan Gürkan, kalınbağırsak tümörlerinin en kötü taraflarından birinin tümörün başlangıçta hastaların sadece yüzde 25’inin karaciğerine atlamasına karşın, 3 yıl içinde bu oranın yüzde 75’e yükselmesi olduğuna dikkati çekiyor. Son 20 yılda özellikle karaciğer naklinde kazanılan cerrahi deneyimin yanı sıra, yeni kemoterapötik ilaçların da geliştirilmesiyle birlikte hastalığın başka organlara yayılımı konusunda ciddi adımlar atıldı. Artık ülkemizde en karmaşık ameliyatların bile başarıyla yapılabildiğine değinen Prof. Dr. Gürkan, “Hastaların bu ameliyatlar için yurtdışına gitmesine gerek yok. Çünkü orada ne yapılıyorsa Türkiye’de de yapılabiliyor” dedi.
VÜCUDUN EN KANLI ORGANI, BU YÜZDEN TÜMÖR KURBANI
Karaciğerin çok fazla miktarda kan gittiği için insan vücudunun en kanlı ve damarlı organı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Alihan Gürkan, 8 parçadan oluşan karaciğere uygulanacak cerrahi sırasındaki tekniklerin çok büyük dikkat, uzmanlık gerektirdiğini, aksi takdirde hastanın kanamadan kaybedilebileceğinin altını çizdi. Prof. Dr. Alihan Gürkan, karaciğerin vücutta belli ağırlıkta kalmasının önemine de değinerek şu bilgileri verdi:
- Karaciğerin yüzde 70’ine kadar olan bölümü çıkarılabilir. Bir insan karaciğerinin yüzde 30’luk bölümü vücudunda kalsa bile yaşayabilir.
- Karaciğer ilginç bir organdır. Çünkü cerrahiyle bir bölümü kesilip çıkarıldıktan yaklaşık 4-5 hafta sonra orijinal büyüklüğüne erişir, kendini yenileme kapasitesi vardır.
- Vücuttaki bütün proteinlerin, sinirim enzimlerinin sentezi, safranın oluşturulması karaciğerin görevleri arasındadır.
- Her insanın karaciğerinin ağırlığı vücudunun yüzde 2’si kadardır. Yani 100 kiloluk adamın 2 kiloluk karaciğeri vardır.
- Eğer insan karaciğerinin yüzde 70’den fazlasını kaybederse ölebilir.
Karaciğer vücudun başka bölgelerindeki tümörlerin en fazla atladığı organlardan biridir, çünkü karaciğere çok kan gelir, bu nedenle tümörler kolay taşınır.
YORUM YAZ






