- Besinleri Güvenle Tü...
- Sahurdan sonda iki s...
- Yeni Yılda Kalbiniz ...
- Ayakkabı Almadan Önc...
- Bayram Şekeri Alırke...
- Hastalıkları Evinizd...
- Ütü Yapmak Artık Dah...
- Slavlar En Güzel Irk...
- Kriz Döneminde Mutfa...
- Mutfakta Daha Çok Ye...
- İş Dünyasının Başı Ç...
- Sporculara Doğru Düş...
- Binalar D Vitamini A...
- Sürekli Kravat Kulla...
- Ofiste Müzik Eşliğin...
- Stresi Başarıya Dönü...
- İşyeriniz Kalabalık ...
- Kariyeriniz İçin Est...
- Ofisteki Koltuğunuz ...
- Ofiste Sırtımın Sağl...
- En Güzel Fotoğrafı Ç...
- Organ Nakil Hastası ...
- Muppetlar Geri Dönüy...
- Pierre Cardin Eşarp ...
- “Barbie Prenses Okul...
- “Çek Bakalım” Final ...
- Pelit’ten Babalara L...
- “En Mutlu Kim” Akban...
- Perdeler Yetenekli E...
- 23 Nisan'da Ünlülerd...
Yeni Yıl Yeni Kararlar Alma Zamanı
Sabahları çalar saatin sesiyle mi uyanıyorsunuz? Amerika´da yapılan bir araştırmaya göre sabahları zil, alarm veya telefon sesi ile uyananların stres hormonları; radyodan gelen hoş bir müzik ile uyananlara göre 4 kat fazla oluyormuş ve bu artış öğleden sonra bile saptanabiliyormuş. Bundan çıkarılacak ders, başucumuzdaki yıllardır sabahları bizi uyandıran, zaman zaman bizden yumruk bile yemiş saatimizi emekliye ayırıp, radyolu bir saate terfi ediyoruz...
Sağlık kontrollerimizi, kan tahlillerimizi erteleyip dururuz. Kan tahlili yaptıracağımız dönemlerde de yediklerimizi içtiklerimize biraz dikkat ederiz ki tahlil sonuçları çok da kötü çıkmasın. Son haftayı gezerek, eğlenerek ve de yiyerek geçirdiğimiz düşünülürse bu tanıma uymayan bir tahlil öncesi dönem demektir. İşte size bir yenilik. Hemen bir laboratuara gidip vücudunuzun en kötü halini belgeleyin. Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarınız, kan yağlarınız, açlık kan şekeri ve insülin değeriniz ile ürik asitiniz bakılması gereken tetkikler. Hem kendiniz vücudunuza neler yaptığınızı görmüş olursunuz hem de doktorunuz en iyi ile en kötüyü bir arada değerlendirip sizin gerçek durumunuza göre enlemler alabilir.
2009´ u sporu hayatımıza sokma yılı yapalım. Ama öğle geçici hevesler, spor salonuna aidat ödeyip gidememeler, yoğunluktan ihmaller yılı olmasın bu yıl. Her şeyden önce eve bir "koşu bandı" alalım (evde var da kenarda süs olarak duruyorsa yeri değişecek!) evde onu salonun baş köşesine, televizyonun karşısına koyalım. Bu hem televizyon seyredip miskinlik yaptığımız saatleri hareketlendirir, hem de arkadaşlarımıza örnek olur. Ayrıca yakınımızdaki kaliteli bir spor merkezine üye olup haftada 2-3 gün en azından 1 er saat tüm kas gruplarını çalıştırabilirsek ne muhteşem olur. (ama yürüyüş bandı ile yapılacak 30 dk günlük egzersizlere ihmal etmeden, spor salonuna gidemeyenler bununla yetinirse çok da suçluluk hissetmesinler, ne de olsa 2007 küçük adımlar yılımız)
Yılbaşını ister evinizde ister bir otelde isterseniz yurt dışında geçirmiş olun, vücudunuzu çok zorladığınız kesin.detoks programları genellikle bahar aylarında önerilir. Ama bu kadar ağır bir toksin döneminin ardından vücudumuzu arındırmamak da yazık olur. Elimizde bu haftanın sonuçlarını gösteren kan tetkikleri de var, bunun verdiği korku ve teşvik ile 1 haftalık ya da en azından 2 günlük detoks programı uygulamak olmazsa olmaz....
Eğer bu hafta boyunca karaciğeri hırpalayacak şekilde ağır yemek yenildiyse (yemeyen var mı?) veya fazla alkol tüketildiyse, bu hafta her sabah saat başı 2-3 kez 1 kahve kaşığı toz zerdeçal, balla karıştırılıp macun gibi yutulmalı. Balla zerdeçal karışımı, karaciğerin toksin atmasını ve kendini temizlemesine yardımcı olur. Sabahları bu karışımdan hemen önce 1 er bardak ılık su ya da adaçayı da bağırsaklarımızı çalıştırıp sindirim sistemimizi rahatlatacaktır.
Kaynak: Dr. Didem Dereli
YORUM YAZ







