- YÜZÜNÜZDEKİ ALTIN OR...
- TEMİZ Mİ DEĞİL Mİ EL...
- Protez Dişlerin Temi...
- İçilen Her Sigara Ci...
- Soğuk Havada Yüzünüz...
- Kalp Sağlığını Tehdi...
- Çocuğunuzun Karnesi ...
- Seçtiğiniz Yaşam Tar...
- Gribi Atlatamayanlar...
- Rengarenk Besinlerle...
YÜZÜNÜZDEKİ ALTIN ORANI KEŞFEDİN
Yüzyıllardır, gözlerin, burnun, kaşların, dudakların birbirine mesafesindeki uyumla belirlenen
altın oran, ideal güzelliğin simgesi olarak gösteriliyor. Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sının
altın oranıyla da popülerleşerek günümüze gelen bu kavram, son yıllarda büyük gelişme
gösteren estetik cerrahi ile yüzünde genel beğeniye ve kendi estetik anlayışına uygun bir
görünüme sahip olmak isteyenlerin hayallerini gerçeğe dönüştürüyor…
Altın oran nedir?
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, altın oran hakkında; “Güzellik
anlayışı kültürden kültüre değişse de, genel olarak güzellikte uzlaşılan ve bilimsel olarak
da açıklanabilen bir ölçü vardır. Leonardo da Vinci ile popüler olmuş bir kavram olan ‘Altın
Oran’ kabaca, büyüğün küçüğe oranı olarak ifade edilir. Yüz estetiğinde bu oran büyük
organların onun alt organları dediğimiz organlara oranıdır. Örneğin; Yüzün, boyunun
genişliğe oranı, dudağın ve kaşların birleşim yerine oranı, burun boyunun yüzün boyuna,
çene ucunun, kaşların birleşim yerine ve ağız boyunun burun genişliğine, burun genişliğinin
burun deliklerine ve göz bebekleri arası ile kaşlar arasındaki mesafeye oranı gibi. Aslında
burnumuzu büyük, çenemizi dar, yanaklarımızı çökük bulup, plastik cerrahiden destek
almak isterken, bilerek ya da bilmeyerek bu orana yaklaşmaya çalışıyoruz. Plastik cerrahi
artık bunu daha bilimsel yapıyor ve Profiloplasty ile tek bir bölgeyi düzeltmek yerine, onun
diğer bölgelerle, örneğin bir burun ameliyatı söz konusuysa, burnun çeneyle, dudaklarla,
yanaklarla, alın ve kaşlarla orantısını da gözetip tamamını birbiriyle uyumlu hale getiriyor ve
ideal orana yaklaşan çözümler sunuyor’’ dedi.
Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, altın oran ve bu orana sahip olabilmek
için uygulanan Profiloplasty işleminin ne olduğunu, nasıl işlediğini ve beklenen sonuçları
hakkında şu bilgileri verdi:
“Profiloplasty özetle yüzdeki herhangi bir uygulamanın diğer tüm uzuvlarla da
uyumlulaştırılması ve kişinin yandan görünümünü düzeltmeyi amaçlayan işlemlerin tümü
olarak tanımlanabilir. Yandan görünümde asıl belirleyici ve oran olarak düşünüldüğünde en
önemli faktör burundur. Oysa burun ameliyatı olduğu halde hala kendisini güzel ya da daha
yakışıklı olduğunu hissetmeyen birçok kişi ile karşılaşıyoruz. İşte altın oran farkı da burada
ortaya çıkıyor. Profiloplasty hastanın sadece yüzünün yan ve karşı arası duruş görünümünü
değerlendirmekle kalmaz bu görünüm üzerindeki etkisi olan ünitelerin kendi aralarındaki
açı ve oranları da dikkate alır bu da uygulama sonrası doğal ve uyumlu yüz hatlarına imkân
sağlar.”
Profiloplasty’nin tek uygulanan plastik cerrahi işlemlerinden farkı…
“Profiloplasty, yüzü bir bütün olarak değerlendirir. Örneğin; burun ameliyatı olmak isteyen
hastada iri burun ve aynı zamanda iri bir çene varsa hastanın sadece burnuna yapılacak
bir işlem iki şekilde sonuçlanır. Hastanın burnu çeneyle orantılı olacak şekilde iri bırakılır ve
sonuçta burun şekil olarak güzel olsa bile hastanın burnu ve çenesi eski iriliğinde kalacağı
için yüz hatları kaba olur. Bu tür bir işlem sonrası hasta, operasyonun hiçbir işe yaramadığını
düşünür çünkü burun hâlâ iri burundur. Diğer uygulama da ise hastanın burnu çenenin
iriliğine göre ayarlanmaz ve küçültülür, sonuçta yüzle uyumlu olmayan çok güzel görünümlü
olsa bile çok yapay görünen ve hastayı kesinlikle mutlu etmeyen orantısız bir burun ortaya
çıkar.
Böyle bir hastada yapılması gereken işlem aynı operasyonda belki de çene ucundaki kemiğin
hafifçe törpülenmesi ve yapılacak burnun yeni çeneye göre ayarlanması olmalıdır ki hasta
sonuç olarak yüzüne uyumlu ve hoş bir burna kavuşsun.”
Profiloplasty’nin uygulandığı bölgeler…
Alın: Bu bölge çok düzse yağ enjeksiyonları ile konveks bir şekil verilir. Saç çizgisi çok
aşağıda yerleşmiş hem erkek hem de kadınlarda epilasyon ile saçların alınması sağlanarak
dar alın daha geniş bir hale getirilir ya da saçlar dökülerek saç çizgisinin gerilediği
durumlarda saç ekimi yapılır.
Kaşlar: Düşük kaşlara kaş asma yapılarak kaş ucunun lateral kantusa olan mesafesi artırılır
ve gözler açığa çıkartılır.
Burun: Rhinoplasty işlemi ile burun küçültülebilir, büyültülebilir ucu kaldırılıp indirilebilir veya
burun uzatılıp kısaltılabilir.
Yanaklar: Yaşlı yüzde sarkmış olan yanaklar asılarak kaldırılabilir ya da şişman görünümlü
yanaklar daha zayıf görünümlü hale getirilebilir. Elmacık kemikleri belirginleştirilebilir.
Yanaklara dolgu yapılarak yüze daha dinlenmiş bir ifade verilebilir.
Dudaklar: Anatomik olarak üst dudak hafifçe alt dudağın (1–2 mm) önündedir ve alt dudak
üst dudağa göre daha kalındır. Bazen burun operasyonu yaptıracak bayanlar için işlemin
en önemli noktalarından birisi dudağın dolgu maddeleri veya hastanın kendi yağları ile
kalınlaştırılmasıdır.
Çene: Profiloplasty’de burundan sonra en önemli etkili faktör çenenin değerlendirilmesidir.
Ülkemizde en çok görülen sorun çenenin geride olması ve çene yüksekliğinin kısa olmasıdır.
Bu kadınlarda yuvarlak bir yüze neden olurken erkeklerde de zayıf yüz hatlarına neden olur.
Çene altı bölgesi: Submental bölgedeki yağ fazlalığı hastanın çenesinin olduğundan daha
kısa görünmesine yol açar. Bu bölgeye yapılacak basit bir liposuction çene kontörünü
düzgünleştirir. Boyun bölgesindeki kırışık deri boyun germe operasyonu ile düzeltilebilir.
Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı
YORUM YAZ







